Fotoğraf sanatçısı Ümit Karalar, şiddete maruz kalmış kadın yüzlerinden oluşan 'Kadına Yönelik Şiddete Hayır' başlıklı projesinde, 50’ye yakın ünlü kadınla çalıştı.
Bir makyaj sanatçısı ile, çeşitli kadın modellere profesyonel plastik makyaj uygulayıp, onları şiddet görmüş hale getirerek portre fotoğraflarını çeken Karalar, şiddetin kadında yarattığı duygusal çöküntüyü ve çaresizliği yansıtmayı amaçlamış.
Kadının fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmesine yol açan, temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayan derin toplumsal yaraya dikkat çekmek isteyen fotoğrafçı, projesinde kadının maruz kaldığı çeşitli şiddet türlerini betimlemiş.
Fiziksel sağlık sonuçları, yaralanmalar, alkol-hap-uyuşturucu madde bağımlılıkları, yaralayıcı sağlık davranışları (uyuşturucu madde içmek gibi), zihinsel sağlık sonuçları, travma sonrası stres bozuklukları, depresyon, anksiyete, cinsel işlevsizlik, yeme bozuklukları, çok yönlü kişilik bozuklukları, ölümcül sonuçlar, intihar, cinayet… Tüm bu şiddet türleri bugün sayısı azımsanmayacak kadar çok kadının başından geçebilen durumlar.
Serginin açılışı bugün, Nişantaşı City’s Alışveriş Merkezi içindeki Toprak Sanat Galerisi’nde…
5 Ocak 2011 Çarşamba
3 Ocak 2011 Pazartesi
gidelimm >> Tiyatro Dot
Altı yıldır sahneledikleri oyunlarla izleyiciyi şaşırtmayı başaran Dot, yeni sezonda da yine iddialı bir oyunla karşımızda. Dogma türünün ilk örneği olan, 1998 yapımı film Kutlama/Festen (Thomas Vinterberg), Murat Daltaban yönetmenliği ile Türkiye'de ilk kez Sarıyer'deki Dotkoleksiyon'da sahnelenecek. 2004 yılında İngiliz oyun yazarı David Eldrigde'in tiyatroya uyarladığı Kutlama, bir ailenin, babalarının 60. yaş günü için bir araya geldikleri gecede yaşadığı hesaplaşmayı konu alıyor. Oyunda rol de alan yönetmen Daltaban, "Otorite tartışmasız bir kimlik ve davranış olarak kendini ortaya koyarken; kendinden aldığı dinamikle, kalabalık dinamiğini harekete geçirebiliyor ve döngüden daha da güçlenerek çıkıyor. İnsan doğasındaki şeytani noktalardan biri bu; sorumluluk almama konforunu, otoriteyi destekleyerek ona şefkat göstererek kullanması" diye açıklıyor Kutlama'nın alt metnini. Murat Daltaban senaryonun çok güçlü ve tiyatroya uyarlamaya yatkın olduğunu söylüyor: "Teknik olarak sinemadan daha çok sahneye yakın bir metin. Film, sinemanın avantajlarını da iyi kullanarak hikâyeyi anlatmakta çok başarılı olmuş. Tiyatronun zorunlulukları ve avantajları ise hikâyeye başka bir güç katıyor. Dogma, sinema için tasarlanmış bir yapı. Beni sadece hikâyeyi etkili bir şekilde anlatmak ilgilendiriyor."
EN KALABALIK KADRO
Kutlama, kısa oyunlardan oluşan 34 kişilik Vur/Yağmala/ Yeniden'in ardından Dot'un en geniş kadrolu oyunu. Oyunda Cemil Büyükdöğerli, Rıza Kocaoğlu, Pınar Töre, Su Olgaç, Mert Öner, Şebnem Bozoklu, İpek Bilgin, Köksal Engür, Berfu Öngören, Mehmet Esen, Enis Arıkan, Murat Daltaban, Umut Kurt, Seda Yıldız, İdil Malhan, Begüm Benian, Elvin Aydoğdu ve Uygur Yiğit rol alıyor. Prömiyer, 22 Ocak'ta yapılacak. Tel: 212 232 44 40
EN KALABALIK KADRO
Kutlama, kısa oyunlardan oluşan 34 kişilik Vur/Yağmala/ Yeniden'in ardından Dot'un en geniş kadrolu oyunu. Oyunda Cemil Büyükdöğerli, Rıza Kocaoğlu, Pınar Töre, Su Olgaç, Mert Öner, Şebnem Bozoklu, İpek Bilgin, Köksal Engür, Berfu Öngören, Mehmet Esen, Enis Arıkan, Murat Daltaban, Umut Kurt, Seda Yıldız, İdil Malhan, Begüm Benian, Elvin Aydoğdu ve Uygur Yiğit rol alıyor. Prömiyer, 22 Ocak'ta yapılacak. Tel: 212 232 44 40
iyi haber..
Arjantinli ünlü golfçü Robert de Vincenzo, yine bir turnuvayı kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş ve kulüp binasına gidip oradan ayrılmak üzere hazırlanmıştı.
Bir süre sonra binadan çıkıp otoparktaki arabasına yürürken yanına bir kadın yaklaştı. Kadın, başarısını kutladıktan sonra ona çocuğunun çok hasta ve ölmek üzere olduğunu anlattı. Zavallı kadının hastane masraflarını ödemesi olanaksızdı.
Kadının anlattığı öykü de Vincenzo’yu çok etkilemişti, hemen cebinden bir kalem çıkarttı ve turnuvadan kazandığı paranın bir miktarını yazdı çek defterine. Çeki kadının eline sıkıştırırken de ona; "Umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın" dedi.
Ertesi hafta kulüpte öğle yemeği yerken, profesyonel golf derneğinin bir görevlisi yanına gelerek; "Otoparktaki görevli çocuklar geçen hafta turnuvayı kazandıktan sonra yanınıza bir kadının geldiğini ve onunla konuştuğunuzu söylediler bana" dedi. De Vincenzo, evet anlamında başını salladı. "evet" dedi.
Görevli, "Size bir haberim var. O kadın bir sahtekardır. Üstelik hasta bir çocuğu da yok. Sizi fena halde kandırmış arkadaşım."De vincenzo; "Yani ortada ölümü bekleyen bir bebek yok mu?" Dedi. "Hayır, yok" dedi görevli. "İşte bu, bu hafta duyduğum en iyi haber" dedi, de Vincenzo
Bir süre sonra binadan çıkıp otoparktaki arabasına yürürken yanına bir kadın yaklaştı. Kadın, başarısını kutladıktan sonra ona çocuğunun çok hasta ve ölmek üzere olduğunu anlattı. Zavallı kadının hastane masraflarını ödemesi olanaksızdı.
Kadının anlattığı öykü de Vincenzo’yu çok etkilemişti, hemen cebinden bir kalem çıkarttı ve turnuvadan kazandığı paranın bir miktarını yazdı çek defterine. Çeki kadının eline sıkıştırırken de ona; "Umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın" dedi.
Ertesi hafta kulüpte öğle yemeği yerken, profesyonel golf derneğinin bir görevlisi yanına gelerek; "Otoparktaki görevli çocuklar geçen hafta turnuvayı kazandıktan sonra yanınıza bir kadının geldiğini ve onunla konuştuğunuzu söylediler bana" dedi. De Vincenzo, evet anlamında başını salladı. "evet" dedi.
Görevli, "Size bir haberim var. O kadın bir sahtekardır. Üstelik hasta bir çocuğu da yok. Sizi fena halde kandırmış arkadaşım."De vincenzo; "Yani ortada ölümü bekleyen bir bebek yok mu?" Dedi. "Hayır, yok" dedi görevli. "İşte bu, bu hafta duyduğum en iyi haber" dedi, de Vincenzo
Mümin Sekman
Olur da birgün bir yerde bir semineri olduğunu duyarsanız mutlaka gitmenizi öneririm(aman kağıt kalemini unutmayın)
arada girip sitesini ziyaret etmek için
http://www.kigem.com/
-Baş+arı: "Baş" olmak için "arı" gibi çalışmak gerekir.
-Kafesten çıkınca değil, kafesi içimizden çıkarınca özgürleşiriz.
-Başarı bilgi ister. Bilginin de beşte dördü ’ilgi’dir.
-Her başarının bir son kullanma tarihi vardır.
-Başarınızı ilk unutan, başarısızlığınızı ilk gören siz olun.
-İnsan yaşarken son işi, ölünce en büyük işi kadar başarılı sayılır.
-Başarı sizden üç şey ister: Tutku, teknik ve cesaret..
-Başarısızlık hastalığa, başarı sağlığa benzer. Hastalık çabuk bulaşır ancak sağlık hemen bulaşmaz.
-Başkasına sadakatiniz, kendi başarı kapasitenize ihanetiniz anlamına gelmeye başladıysa gitme zamanı gelmiş demektir.
-Başarınızın limiti sizsiniz. İnsan da kitap gibidir, değeri ’içindekiler’ kadardır.
-Büyük başarı kalpten gelir, beyinde büyür ellerden hayata akar.
-Başarmak kendini şaşırtan sonuçlar almaktır. Skor tabelanızda yazan son rakam kimseyi şaşırtmıyorsa kariyer patinajı yapıyorsunuz demektir.
-İnsanlar 3’e ayrılır; Gerçekten başarılılar, başarılıyım diye geçinenler ve başarılı insanlar üzerinden geçinenler.
-Aklınızın takıldığı yer hayatınızın takıldığı yer olabilir.
-Başarısızlığın en güzel durduğu yer, sonu başarıyla biten ömrün baş tarafıdır.
Limit Sizsiniz/ Mümin Sekman/ Alfa yayınları
arada girip sitesini ziyaret etmek için
http://www.kigem.com/
-Baş+arı: "Baş" olmak için "arı" gibi çalışmak gerekir.
-Kafesten çıkınca değil, kafesi içimizden çıkarınca özgürleşiriz.
-Başarı bilgi ister. Bilginin de beşte dördü ’ilgi’dir.
-Her başarının bir son kullanma tarihi vardır.
-Başarınızı ilk unutan, başarısızlığınızı ilk gören siz olun.
-İnsan yaşarken son işi, ölünce en büyük işi kadar başarılı sayılır.
-Başarı sizden üç şey ister: Tutku, teknik ve cesaret..
-Başarısızlık hastalığa, başarı sağlığa benzer. Hastalık çabuk bulaşır ancak sağlık hemen bulaşmaz.
-Başkasına sadakatiniz, kendi başarı kapasitenize ihanetiniz anlamına gelmeye başladıysa gitme zamanı gelmiş demektir.
-Başarınızın limiti sizsiniz. İnsan da kitap gibidir, değeri ’içindekiler’ kadardır.
-Büyük başarı kalpten gelir, beyinde büyür ellerden hayata akar.
-Başarmak kendini şaşırtan sonuçlar almaktır. Skor tabelanızda yazan son rakam kimseyi şaşırtmıyorsa kariyer patinajı yapıyorsunuz demektir.
-İnsanlar 3’e ayrılır; Gerçekten başarılılar, başarılıyım diye geçinenler ve başarılı insanlar üzerinden geçinenler.
-Aklınızın takıldığı yer hayatınızın takıldığı yer olabilir.
-Başarısızlığın en güzel durduğu yer, sonu başarıyla biten ömrün baş tarafıdır.
Limit Sizsiniz/ Mümin Sekman/ Alfa yayınları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
